<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bedeli &#8211; Canım Yurdum Gazetesi</title>
	<atom:link href="https://canimyurdumgazetesi.com/etiket/bedeli/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://canimyurdumgazetesi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Mar 2026 08:12:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://canimyurdumgazetesi.com/wp-content/uploads/2025/03/cropped-yurdum-gazetesi-32x32.webp</url>
	<title>Bedeli &#8211; Canım Yurdum Gazetesi</title>
	<link>https://canimyurdumgazetesi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İBRAHİM İPEK: ŞANLIURFA&#8217;DA ELEKTRİK KESİNTİLERİN TARIMA AĞIR BEDELİ</title>
		<link>https://canimyurdumgazetesi.com/ibrahim-ipek-sanliurfada-elektrik-kesintilerin-tarima-agir-bedeli-h72465.html</link>
					<comments>https://canimyurdumgazetesi.com/ibrahim-ipek-sanliurfada-elektrik-kesintilerin-tarima-agir-bedeli-h72465.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Mar 2026 07:57:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[ağır]]></category>
		<category><![CDATA[başkan ipek]]></category>
		<category><![CDATA[Bedeli]]></category>
		<category><![CDATA[Elektrik]]></category>
		<category><![CDATA[ELEKTRİK KESİNTİLERİN]]></category>
		<category><![CDATA[ELEKTRİK KESİNTİLERİN TARIMA AĞIR BEDELİ]]></category>
		<category><![CDATA[ENERJİ]]></category>
		<category><![CDATA[FIRAT NEHRİ]]></category>
		<category><![CDATA[Güneydoğu Anadolu Bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[İBRAHİM İPEK]]></category>
		<category><![CDATA[İBRAHİM İPEK: ŞANLIURFA'DA ELEKTRİK KESİNTİLERİN TARIMA AĞIR BEDELİ]]></category>
		<category><![CDATA[İş İnsanı Dr. İbrahim İpek]]></category>
		<category><![CDATA[İş İnsanı İbrahim İpek]]></category>
		<category><![CDATA[İş İnsanı Yönetici Siyasetçi Dr. İbrahim İpek]]></category>
		<category><![CDATA[KESİNTİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ŞANLIURFA]]></category>
		<category><![CDATA[ŞANLIURFA'DA ELEKTRİK KESİNTİLERİN TARIMA AĞIR BEDELİ]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa’da]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa’da Elektrik Kesintilerin Tarıma Ağır Bedeli Hakkında Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasetçi Dr. İbrahim İpek]]></category>
		<category><![CDATA[Siyasetçi İbrahim İpek]]></category>
		<category><![CDATA[SU]]></category>
		<category><![CDATA[SULAMA]]></category>
		<category><![CDATA[TARIM]]></category>
		<category><![CDATA[tarım arazileri]]></category>
		<category><![CDATA[tarıma]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE]]></category>
		<category><![CDATA[yazar İbrahim İpek]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetici Dr. İbrahim İpek]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetici İbrahim İpek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://canimyurdumgazetesi.com/?p=72465</guid>

					<description><![CDATA[İş İnsanı Yönetici Siyasetçi Dr. İbrahim İpek, Şanlıurfa’da Elektrik Kesintilerin Tarıma Ağır Bedeli Hakkında Yazısı. Siyasetçi Dr. İbrahim İpek, yazısında şu ifadelere yer verdi; Şanlıurfa, Türkiye&#8217;nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde yer alan ve tarım sektörü açısından büyük stratejik öneme sahip bir ildir. Bölgenin verimli toprakları, Fırat Nehri&#8217;nin sunduğu su kaynakları ve uygun iklim koşulları sayesinde, Şanlıurfa &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İş İnsanı Yönetici Siyasetçi Dr. İbrahim İpek, Şanlıurfa’da Elektrik Kesintilerin Tarıma Ağır Bedeli Hakkında Yazısı.</p>
<p>Siyasetçi Dr. İbrahim İpek, yazısında şu ifadelere yer verdi;</p>
<p>Şanlıurfa, Türkiye&#8217;nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde yer alan ve tarım sektörü açısından büyük stratejik öneme sahip bir ildir. Bölgenin verimli toprakları, Fırat Nehri&#8217;nin sunduğu su kaynakları ve uygun iklim koşulları sayesinde, Şanlıurfa ülkenin en büyük tarımsal üretim merkezlerinden biri haline gelmiştir. Ancak bu yoğun tarımsal faaliyet, modern sulama sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte elektrik enerjisine olan bağımlılığı dramatik bir şekilde artırmıştır. Bu bağlamda, Şanlıurfa&#8217;da yaşanan tarımsal elektrik kesintileri, bölge ekonomisi ve çiftçilerin geçim kaynakları üzerinde ciddi ve çok boyutlu etkilere yol açmaktadır. Bu denli kritik bir altyapı sorununun tarımsal üretim zincirine etkilerini kapsamlı bir şekilde analiz etmek, bölgenin sürdürülebilir kalkınması için elzemdir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-39784" src="https://gazeteazerbaycan.com/wp-content/uploads/2026/03/ib.-.jpeg" alt="" width="863" height="978" /></p>
<p>Tarım sektöründe elektrik enerjisi, özellikle modern sulama tekniklerinin temelini oluşturur. Şanlıurfa&#8217;da pamuk, mısır, buğday, antep fıstığı, kırmızı mercimek ve özellikle son yıllarda artan patates, soğan, sarımsak gibi sulamaya dayalı ürünlerin yetiştirilmesi, derin kuyulardan veya barajlardan su çekilmesini gerektirir. Bu suyun tarlalara ulaştırılması, büyük pompaların çalıştırılmasıyla mümkündür ve bu pompalar neredeyse tamamen elektrikle çalışır. Elektrik kesintileri bu sürecin doğrudan aksamasına neden olur. Bir sulama döneminde yaşanan kesinti, bitkinin kritik büyüme aşamalarında suya ulaşamamasına yol açarak verimde doğrudan düşüşe neden olur. Örneğin, yüksek su ihtiyacı olan pamuk tarlasında birkaç gün süren kesinti, mahsulün kurumasına ve çiftçinin o yılki tüm emeğinin boşa gitmesine neden olabilir. Bu durum, sadece bireysel çiftçiyi değil, aynı zamanda tedarik zincirini ve bölgesel gıda arzını da olumsuz etkiler.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-39783" src="https://gazeteazerbaycan.com/wp-content/uploads/2026/03/ib-4.jpeg" alt="" width="836" height="633" /></p>
<p>Kesintilerin etkileri yalnızca verim kaybıyla sınırlı kalmaz; aynı zamanda girdi maliyetlerini ve çiftçinin finansal sağlığını da derinden etkiler. Elektrik kesintileri, çiftçileri alternatif enerji kaynaklarına yönelmeye zorlar. Bu genellikle dizel jeneratörlerin kullanımını beraberinde getirir. Jeneratörler, mazot tüketimi nedeniyle işletme maliyetlerini önemli ölçüde artırır. Elektrik kesintisinin süresi uzadıkça, jeneratör kullanımının maliyeti artar ve bu durum, elektrikle çalışan sulamanın sağladığı maliyet avantajını ortadan kaldırır. Birçok küçük ve orta ölçekli çiftçi için jeneratör yatırımı ve yüksek yakıt maliyeti, finansal sürdürülebilirliği tehdit eden bir yüke dönüşür. Bu durum, çiftçilerin borçlanma oranlarını artırarak tarımsal kredi geri ödeme kapasitelerini düşürür.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-39782" src="https://gazeteazerbaycan.com/wp-content/uploads/2026/03/ib-3.jpeg" alt="" width="689" height="382" /></p>
<p>Bölgesel ve ulusal ölçekte bakıldığında, elektrik kesintilerinin tarımsal üretimdeki istikrarsızlık yaratma potansiyeli önemlidir. Şanlıurfa, başta kırmızı mercimek, pamuk ve antep fıstığı olmak üzere birçok temel tarım ürününün arz güvenliğinde kilit rol oynamaktadır. Elektrik kesintileri nedeniyle üretimde öngörülemeyen dalgalanmalar yaşanması, piyasalarda fiyat oynaklıklarına yol açabilir. Tedarik zincirindeki aksamalar, sanayiye hammadde temininde sorunlar yaratırken, tüketiciye ulaşan ürünlerin maliyetlerini de artırabilir. Bu tür kesintiler, tarımsal planlamayı imkansız hale getirerek, çiftçilerin gelecek sezonlar için yapacakları ekim kararlarını dahi olumsuz etkiler. Güvenilir enerji altyapısının yokluğu, bölgenin potansiyelini tam olarak kullanmasının önündeki en büyük engellerden biridir.</p>
<p>Teknolojik altyapının yetersizliği ve şebeke yönetimi sorunları, kesintilerin sıklığını ve süresini artıran temel faktörlerdendir. Özellikle yaz aylarında artan sulama talebi, mevcut elektrik şebekeleri üzerinde aşırı yük oluşturur. Tarımsal sulama için ayrılan enerji hatlarının modernizasyonunun yetersizliği ve şebekenin anlık yüke cevap verememesi, sık sık trafo arızalarına ve hat kopmalarına yol açmaktadır. Bu sorunlar, sadece teknik bir arıza değil, aynı zamanda planlama ve yatırım eksikliğinin bir göstergesidir. Çözüm, sadece kesintileri onarmak değil, aynı zamanda tarımsal talebi karşılayacak şekilde şebekenin kapasitesini artırmak ve akıllı şebeke teknolojilerini entegre etmektir.</p>
<p>Kesintilerin sosyal etkileri de göz ardı edilemez. Tarım, Şanlıurfa&#8217;da istihdamın büyük bir kısmını oluşturur. Üretimin aksaması, tarım işçileri için mevsimlik istihdam olanaklarının azalması anlamına gelir. Verim düşüklüğü, çiftçi ailelerinin gelir seviyesini düşürür ve kırsal yoksulluğu derinleştirebilir. Uzun süreli ve öngörülemez kesintiler, genç nesillerin tarımdan uzaklaşmasına ve kentlere göçün hızlanmasına zemin hazırlar, bu da bölgenin demografik yapısını ve sosyal dokusunu etkiler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu zorluklara karşı geliştirilebilecek stratejiler arasında yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş önemli bir yer tutar. Şanlıurfa&#8217;nın güneşlenme süresi avantajı, güneş enerjisiyle çalışan sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması için büyük bir potansiyel sunmaktadır. Güneş enerjisi panelleriyle desteklenen sulama sistemleri, şebekeye olan bağımlılığı azaltarak hem kesintilerden korunmayı sağlar hem de uzun vadede işletme maliyetlerini düşürür. Bu tür yatırımların devlet teşvikleriyle desteklenmesi ve çiftçilere kolay erişilebilir finansman modelleri sunulması, çözümün hızlandırılmasında kritik rol oynayacaktır. Ayrıca, akıllı sulama teknolojileri ve su yönetimindeki verimlilik artışı da, enerji talebini dolaylı olarak azaltarak şebeke üzerindeki baskıyı hafifletebilir.</p>
<p>Sonuç olarak, Şanlıurfa&#8217;da tarımsal elektrik kesintileri, bölgesel tarımın verimliliğini, karlılığını ve sürdürülebilirliğini tehdit eden çok katmanlı bir sorundur. Kesintiler, doğrudan ürün kaybına, artan maliyetlere, piyasa istikrarsızlığına ve sosyal sorunlara yol açmaktadır. Bu durumun üstesinden gelmek, sadece enerji sağlayıcılarının sorumluluğunda olmayıp, aynı zamanda modern altyapı yatırımları, yenilenebilir enerjiye geçişin teşviki ve çiftçilerin dayanıklılığını artıracak bütüncül politikalar gerektirir. Şanlıurfa&#8217;nın tarımsal potansiyelini korumak ve geliştirmek, kesintisiz ve güvenilir bir enerji arzının sağlanmasıyla doğrudan ilişkilidir. Bu stratejik adım atılmadığı sürece, bölgenin tarımsal geleceği sürekli bir risk altında kalacaktır.</p>
<p>ABDULLAH YİĞİT-İSTANBUL</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://canimyurdumgazetesi.com/ibrahim-ipek-sanliurfada-elektrik-kesintilerin-tarima-agir-bedeli-h72465.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklimi Korumanın Bedeli</title>
		<link>https://canimyurdumgazetesi.com/iklimi-korumanin-bedeli-2-h28431.html</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Yiğit]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Apr 2022 10:21:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ASAYİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Bugün]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜR SANAT]]></category>
		<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SPOR]]></category>
		<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[YAŞAM]]></category>
		<category><![CDATA[Bedeli]]></category>
		<category><![CDATA[İklimi]]></category>
		<category><![CDATA[İklimi Korumanın Bedeli]]></category>
		<category><![CDATA[Korumanın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://1453kralmedya.com/iklimi-korumanin-bedeli-2-h28431.html</guid>

					<description><![CDATA[&#160; İklimi Korumanın Bedeli 2020 sonrası yeni iklim anlaşması için takvimler gelecek yıl Paris’te düzenlenecek olan 21. Taraflar Konferansı’nı işaret ederken, müzakerelerde henüz ümit vaat eden bir gelişme kaydedilmiş değil. Ne var ki, hükümetler bugünlerde küreyi ısıtmanın ağırlığını bütçelerinde hissettikleri sıcak bir gündemle karşı karşıyalar. Son yıllarda yoğun tartışma bulan “karbonun fiyatlandırılması” konusu, yaklaşan Birleşmiş &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<div class="entry-content">
<p>İklimi Korumanın Bedeli<br />
2020 sonrası yeni iklim anlaşması için takvimler gelecek yıl Paris’te düzenlenecek olan 21. Taraflar Konferansı’nı işaret ederken, müzakerelerde henüz ümit vaat eden bir gelişme kaydedilmiş değil.</p>
<p>Ne var ki, hükümetler bugünlerde küreyi ısıtmanın ağırlığını bütçelerinde hissettikleri sıcak bir gündemle karşı karşıyalar. Son yıllarda yoğun tartışma bulan “karbonun fiyatlandırılması” konusu, yaklaşan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi’nde yerini almış bulunuyor. 23 Eylül tarihinde New York’ta gerçekleşecek olan etkinliğin, sera gazı emisyonlarına karşılık bir bedel konulması diğer bir deyişle karbonun fiyatlandırılması üzerine ülke bildirimlerine ev sahipliği yapması bekleniyor.</p>
<p>“Pricing Carbon” yani karbonun fiyatlandırılması, iklim değişikliğine bağlı oluşan sosyal maliyetlerin iktisatta karşılığını bulması anlamına geliyor. Bilindiği gibi, başta fosil yakıtların yanması sonucu ortaya çıkan sera gazlarının neden olduğu küresel ısınma, insan sağlığına olan etkilerinden, artan deniz seviyesinin kıyı kentlerde meydana getirdiği taşkınlara, bitki ve hayvan türlerinin yok olmasına kadar pek çok çevresel sorunu beraberinde getiriyor. Tüm bu etkilerin yarattığı tahribatların bedeli de atmosfere salınan bu emisyonların dışsallıkları olarak her bir coğrafya ve habitatı farklı şekilde ve dolayısıyla farklı mali sonuçlarla etkileyebiliyor. Yale Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre tüm bu etkilerin küresel ölçekteki yıllık maliyeti 1.6 trilyon dolar olarak nitelendiriliyor.</p>
<p>Karbon Vergisi mi? Ticareti mi?</p>
<p>Ekonomistler, kurulan piyasa mekanizmalarına rağmen iklim değişikliğinin sonuçlarının gelecek kuşaklara büyük bedeller ve riskler yüklemesinden ötürü, iklim değişikliği ile mücadeleyi bir piyasa başarısızlığı olarak değerlendirmekteler. Çözüm için gerekli olanın, bu bedel ve risklerin piyasa fiyatlarına yansıtılmasında yattığını ve buna giden yolda ise çevresel tahribatlara ait maliyetlerin içselleştirilerek karbon salımlarına fiyat konulmasını gerektiğini ifade etmekteler.</p>
<p>Karbonun fiyatlandırılmasında en yaygın olarak kullanılan politika ve araçlar arasında karbon vergisi ve karbon/emisyon ticareti karşımıza çıkıyor. Dünya Bankası’nın Ecofys uzmanlarının desteği ile hazırladığı “Pricing Carbon Instruments” yayını bu alanda dünya üzerinde tecrübe edilmiş bu ekonomik araçlara ait analizler sunuyor. Şu ana kadar yaklaşık 40 ülkede ve 20 eyalette/kentte bu alanda uygulamalar hali hazırda hayata geçirilmiş bulunuyor.</p>
<p>Aralarında ülkemizin de bulunduğu pek çok ülkede ise karar vericilere dönük analitik çalışmaların yürütülmesi için hazırlıklar yürütülüyor.</p>
<p>Karbon vergileri, iktisadi sistem içerisinde karbona biçilen fiyatı garanti etme rolüne sahipken, emisyon ticaret sistemleri, emisyonları belli bir kota ile sınırlayarak çevresel açıdan pozitif etkiyi garanti edebiliyor. Her iki yaptırım mekanizması, karbona bir bedel biçilmesini ve bu bedelin muhasebeleştirilmesine yardımcı araçlar olarak ele alınabilir.</p>
<p>Üst Sınır Ticareti (Cap and Trade) adı verilen Emisyon Ticaret Sistemleri(ETS) emisyonlar için bir üst sınır belirlenmesini ve tesislere tahsis edilen emisyon izin(permi)leri üzerinden kirleticiler arasında ticareti sağlamakta. Bu noktada ortaya çıkan kritik sorular arasında, bu izinlerin hangi üst sınır emisyon değerine göre, bu üst sınırın tesis bazında emisyon verilerine dayanıp dayanmadığı ve hangi yöntemle tahsis edildikleri yeralıyor. Bu açıdan, 3. fazına giren Avrupa Birliği ETS’inde elde edilen tecrübeler ülkemiz gibi ülkeler için de önemli dersler veriyor.</p>
<p>Öte yandan karbon vergisinin uygulanması sonucunda elde edilecek hazine gelirlerinin düşük karbonlu teşvik araçlarına aktarılması ve bu teşvik mekanizmalarının doğru tasarlanıp işletildiği durumlarda emisyonların azaltımında önemli başarılar elde edilebilmekte. Bu noktada hassas denge, ilgili yaptırımlarla toplum refahına ket vurmadan, toplanan bu gelirlerin tekrar düşük emisyonlu kalkınma (emisyon azaltımı) için geri kazanılmasında yatıyor.</p>
<p>Geçtiğimiz yıllarda, karbonun fiyatlandırılmasına dönük girişimlere, Çin ve Amerika’nın bazı eyaletlerinin de ETS sistemini kullanarak dahil oldukları görülmektedir. Çin’in altı eyaletinde pilot uygulamalar devam ederken, ulusal bir ETS programının 2016 yılında hayata geçirilmesi planlanmış bulunuyor. Bunun yanı sıra, ABD’nin Kaliforniya eyaletinde 2012 yılında hayata geçirilen ETS sisteminin 2015 yılında eyaletin toplam emisyonlarının %85’ini kapsaması hedefleniyor.</p>
<p>Karbon vergisi tarafında ise, dünya genelinde vergi sistemini uygulayan 13 ülke bulunuyor. İsveç gibi hibrid adı verilen gerek karbon gerek ETS sistemini uygulayan ülkeler de bulunmakta. İsveç’in başta elektrik üreticileri ile sanayiyi hedef aldığı ETS’e ilave olarak, konutlarda uyguladığı karbon vergisi ile biyo-kütle enerjisine geçilerek ciddi azaltımlar elde ettiği biliniyor.</p>
<p>Karbona Biçilen Bedel</p>
<p>Morris Üniversite’sinden iktisat profösörü Dale Jorgenson, 2013’de yayınlanan “Double Dividend: Environmental Taxes and Fiscal Reform in the United States” başlıklı kitabında karbon vergisini farklı kurgularla ele almakta ve ABD’nin yıllık kalkınma hedefi olan %2 oranını bu vergi ile %2.4’e taşımak için bir fırsat yaratabileceğini de iddia etmektedir. Öte yandan, karbon için biçilen fiyat aralığının ton başına 10 ila 50 amerikan doları olması ve ortalama fiyat için 30 doları öngörmesi düşük gelirli kesimin etkileneceğini ortaya koyuyor. Jorgenson, kitabında buna dönük çözüm önerilerini de getiriyor.</p>
<p>Karbon vergisini uygulayan bir diğer ülke Birleşik Krallık ise, emisyonları 2050 yılında 1990 yılına göre %80 oranında azaltmayı hedeflemiş bulunuyor. Hükümetin iklim değişikliği komitesi danışmanları, bu hedefin sağlanmasında 2020 yılı itibariyle karbon tonu başına 30 sterlin ve 2030 yılında ise 70 sterlin fiyat biçilmesini öneriyor.</p>
<p>Tüm bu ulusal çapta girişimler küresel piyasalar üzerinden yaratılan haksız rekabetle sonuçlanabildiğinden, gelişmiş ülkeler açısından ideal olanın karbona küresel ölçekte ortak bir fiyat belirlenmesini ortaya koyuyor.</p>
<p>Ülkemizin Durumu</p>
<p>Bilindiği üzere, ülkemizde karbon vergisi alanında doğrudan karbona özel bir vergi uygulaması bulunmamakla beraber, dolaylı olarak petrole uygulanan vergi oranı açısından OECD ülkeleri arasında ülkemiz ilk sıralarda yer almaktadır. Yine çevre vergi oranı açısından da Danimarka ve Hollanda’dan sonra 3. sırada bulunuyor. Öte yandan, Meksika, ABD, Şili’nin de aralarında yer aldığı karbon vergisini değerlendiren ülkeler petrol vergisi açısından OECD ülkeleri arasında son sıralarda bulunması oldukça dikkat çekicidir.</p>
<p>Ülkemizde, 17.05.2014 tarih ve 29003 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sera Gazı Emisyonlarının Takibi Hakkında Yönetmelik ile 2016 yılı itibari ile sera gazı emisyonlarının tesis bazında hesaplanması sağlanacaktır. Yine, Karbon Piyasalarına Hazırlık Ortaklığı (PMR) projesi kapsamında ise emisyon ticaretinin de dahil olduğu karbon piyasa mekanizma araçlarının ulusal ölçekte analiz edilerek karar vericilere dönük bulguların paylaşılması hedeflenmektedir. Bu alanda dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmeye devam etmek ve diğer Bakanlıklarla işbirliği içerisinde yürütülmesi planlanan analitik çalışmalar ışığında hareket edilmesi önem arz ediyor.</p>
<p>Kaynaklar:</p>
<p>http://www.worldbank.org/en/news/feature/2014/05/28/state-trends-report-tracks-global-growth-carbon-pricing</p>
<p>http://www.theguardian.com/environment/2012/jul/16/carbon-price-tax-cap</p>
<p>http://harvardmagazine.com/2014/09/time-to-tax-carbon</p>
<p>http://grist.org/climate-energy/b-c-put-a-price-on-carbon-what-happened-next-will-surprise-you/</p>
<p>Facebook’ta Paylaş Twitter’da Paylaş Google Plus’da Paylaş Yazdır<br />
Önceki Makale</p>
<p>kaynak:https://csb.gov.tr/iklimi-korumanin-bedeli-makale</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
